Doğru nedir?

Her iki yönden sonsuza kadar giden aynı doğrultudaki noktalar kümesidir. Tek boyutludur, sadece uzunluğu vardır, genişliği yoktur. Doğrunun uzunluğu ölçülemez.

Ayrıca doğru, göreceli bir kavramdır aslında. İnsanoğlu yanlış ama kendisine doğru diye öğretilmiş olan şeylere veya kendi çıkarına olan şeylere doğru diyebilmektedir. 
Ancak bu sistematikte bahsedilen doğrular insanın doğasına yüzde yüz uyan, tüm insanlar ve toplumlar tarafından doğru kabul edilen ve çoğunlukla kanunlar tarafından da teyid edilmiş kavramlardır.

Bir de tüm bunların üzerinde bir Doğru Tanımı vardır ki, bu tanım gelmiş geçmiş tüm zamanlar ve tüm insanlar için doğru olagelmiş ve insan ırkının son gününe kadar da doğruluğunu koruyacak olan şeyleri kapsar. Buna Gerçek Doğru diyoruz. Susuzluktan ölmek üzere olan üç yaşında bir çocuğun yalvarışlarına, elindeki su testisini uzatarak cevap vermenin doğruluğu ve benzer örnekler ‘Gerçek Doğru’yu anlatabilir.

Görüldüğü gibi Gerçek Doğrular evrenseldir ve tartışılmazdır. Çocuğa su verip vermemek kişisel bir karar meselesidir ve vermenin Gerçek Doğruluğu üzerinde hiçbir etkisi yoktur. O suyu vermemek ise, kişinin insani değerlerindeki zayıflığın bir işaretidir. Ve bu kişi yanlış yapmaktadır. Böyle bir özgürlüğü her zaman vardır ama yaptığı herşey gibi bu yanlışın da sonuçları en çok kendisini etkileyecektir.

Bundan kaçamaz.Evet, doğru veya yanlış, yapılan herşey, sonuçta en fazla o eylemi yapanı etkiler. Çünkü doğada herşey Enerji Transferi kanunlarına göre işler. Yayılan pozitif veya negatif enerjiler her insandaki ve her nesnedeki yansıtma karakteristiklerine göre yansır ve en fazla da yayıldığı kaynak tarafından absorbe edilir.

Sözlükte "doğru" ne demek?

1. Bir ucundan öbür ucuna değin yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı; yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.
2. Gerçek, yalan olmayan; gerçeğe ya da kurala uygun.
3. Usa, mantığa uygun; gerçek; hakikat.

Cümle içinde kullanımı

Otobüs, ağaçlıklı bir dereye doğru ağır ağır bayırdan iniyor.
- R. N. Güntekin
Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü.
- Sait Faik Abasıyanık

Doğru kelimesinin ingilizcesi

adj. true, right, correct, exact, accurate, proper, authentic, honest, fair, truthful, straight, direct, above board, faithful, guileless, just, orthodox, righteous, sincere, spot on, square, upstanding
adv. straight, through, thru, thro, due, true, right, aright, according to Cocker, according to Hoyle
conj. up to

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç